Burhaniye’nin o meşhur, gölgeli çınar altı kahvelerinde ya da Ören sahildeki çay bahçelerinde mikrofonu uzatıp, "Ne olacak bu CHP'nin hali?" diye sorduğun an, aldığın cevaplar sadece bir siyasi partinin durumunu değil; aslında sokağın, amcanın, teyzenin, gencin o anki ruh halini ve içini dökme biçimini özetler. Hele Ege’nin bu güzel köşesinde, seçmenin hem sahiplenici hem de bir o kadar eleştirel yapısı düşünüldüğünde, ortaya muhtemelen şöyle bir sokak röportajı manzarası çıkar: 🎙️ Sokaktan Gelebilecek Tipik Yanıtlar Gözlüklü, Emekli Öğretmen Amca (Elinin tersiyle masaya vurarak): "Bak evladım, biz yıllardır bu partiye gönül verdik. Ama yukarıdakiler koltuk kavgasından sokağı göremiyorlar. Değişim dediler, gelen gideni aratmasın diye bekliyoruz. Biz burada zeytinimizin, emekli maaşımızın derdindeyiz; onlar orada 'kim nereye aday olacak' onun derdinde. Halkçı parti dediğin önce halkın cebine bakacak!" Genç Üniversiteli (Biraz bıkkın, elinde kahvesiyle): "Valla abi/abla, ne olacaksa olsun artık. Biz geleceğimizi düşünmekten yorulduk. CHP’nin hali de ülkenin hali gibi; hep bir kurultay, hep bir iç çekişme. Bize dinamizm lazım, yeni yüzler lazım. Konuşmaktan çok iş yapan bir muhalefet görmedikçe gençlerin umudu kırılıyor."









